Almanya’da yüksek gerilim: AfD bir eyalette iktidara yürüyor

Almanya, sonbahara kritik seçimlerle hazırlanıyor. Eylül ayında ülkenin dört eyaletinde sandık kurulacak. 6 Eylül’de doğu eyaleti Saksonya-Anhalt’da düzenlenecek eyalet parlamentosu seçimleri ise ülkenin siyasi geleceği açısından önemli bir eşik olarak görülüyor.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) açık ara önde götürdüğü bu yarışın ardından iki eyalette daha seçmenler sandık başına gidecek.
20 Eylül’de başkent ve aynı zamanda eyalet olan Berlin’de ve ülkenin kuzeydoğu eyaleti Mecklenburg-Vorpommern’de seçmenler eş zamanlı olarak seçimler düzenlenecek. Aşağı Saksonya da 13 Eylül’de sandık başına gidecek.
Peki özellikle Saksonya-Anhalt seçimleri neden kritik ve ülke genelinde neden bu kadar yakından takip ediliyor?
Almanya için siyasi eşik: AfD eyalet yönetimine gelecek mi?
Oy oranını güncel anketlere göre yüzde 42’ye kadar yükseltmeyi başaran AfD’nin bu sonuçlarla ilk kez bir eyaletin yönetimini üstlenebilme ihtimali bulunuyor.
Bu eyalette “kesinleşmiş aşırı sağ aşırılıkçı grup” olarak sınıflandırılan parti, Almanya genelinde de “aşırı sağ aşırılıkçılık” şüphesiyle Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın gözetimi altında. Partinin gençlik oluşumu ise federal düzeyde “aşırı sağ” olarak sınıflandırılmıştı.
Saksonya-Anhalt’ta AfD’nin sandıktan birinci parti olarak çıkması halinde, Almanya’da bu anlamda bir ilk yaşanacak. İlk kez iç istihbarat teşkilatı tarafından “kesin olarak aşırı sağcı” olarak sınıflandırılan bir parti bir eyalet seçiminde zaferini ilan etmiş olacak.

AfD’nin Saksonya Anhalt Eyaleti’ndeki başbakan adayı Ulrich Siegmund Fotoğraf: Christian Schroedter/IMAGO
Diğer yandan AfD’nin tek başına iktidara gelmesi, yalnızca oy oranına bağlı değil. Parti mutlak çoğunluğu sağlayamazsa seçimlerden birinci çıksa bile muhalefette kalabilir. Bunun temel nedeni, Almanya’daki diğer siyasi partilerin şimdiye kadar AfD ile koalisyon ya da işbirliği yapmayı reddetmiş olmaları.
Böyle bir tabloda gündeme gelebilecek farklı koalisyon senaryoları, yalnızca hükümetin nasıl şekilleneceği açısından değil aynı zamanda Alman siyasetinin geleceği ve AfD’ye karşı sürdürülen ortak tutumun devam edip etmeyeceği bakımından da belirleyici olabilir.
AfD’ye karşı mesafe koyan diğer siyasi partiler, AfD ile koalisyona gitmemek konusunda şimdiye kadar ortak bir tavır içinde oldu. Hatta geleneksel olarak muhafazakâr Hristiyan Demokrat Birlik’le (CDU) koalisyon yapmayan Sol Parti’den dikkat çekici bir çıkış geldi. Partisinin aşırı sağı engelleme görevi olduğunu söyleyen Sol Parti Genel Başkanı Luigi Pantisano, Saksonya Anhalt’ta CDU ile bir işbirliğini de dışlamadıklarını söyledi. Ancak bu çıkışa CDU’dan bir yanıt gelmedi.
Saksonya-Anhalt’ta mevcut hükümete destek ne durumda?
Saksonya-Anhalt’ta 2002 yılından bu yana iktidara gelen tüm eyalet başbakanları, Başbakan Friedrich Merz’in partisi CDU’dan çıktı. Eyalette halen CDU, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Hür Demokrat Parti’den (FDP) oluşan koalisyon iktidarda.
Uzun yıllar eyalet başbakanlığı görevini Reiner Haseloff üstlenmişti. Ancak CDU’lu siyasetçi, Ocak ayında görevinden ayrıldı ve koltuğunu Sven Schulze’ye devretti.

CDU’lu mevcut Eyalet Başbakanı Sven SchulzeFotoğraf: DW
Temmuz ayı sonunda yayımlanan kamuoyu araştırması Saksonya-Anhalt Trend, eyalet hükümetine desteğin son dönemde azaldığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 29’u hükümetin çalışmalarından memnun ya da çok memnun olduğunu belirtirken yüzde 66’lık kesim hükümetten memnun olmadığını veya hiç memnun olmadığını ifade etti.
Saksonya-Anhalt’ın demografik ve ekonomik görünümü nasıl?
Nüfusu yaklaşık 2 milyon 100 bin olan Saksonya-Anhalt’ta genç nüfusun oranı oldukça düşük. Eyaletteki yaş ortalaması 2024 yılında 48,3 olarak kaydedildi. Almanya genelinde ise aynı yıl için ortalama yaş 44,9 olarak kayıtlara geçmişti.
Düşük doğum oranları ve eyaletin yoğun biçimde göç vermesi Saksonya-Anhalt’ta kaydedilen yüksek ortalama yaşın başlıca nedenleri olarak öne çıkıyor. Azalan ve yaşlanan nüfus, eyalette birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Örneğin bazı hastaneler doğum servislerini kapatmak zorunda kalıyor, bazı tren hatları kaldırılıyor, ekonomik büyüme de zayıf seyrediyor. Yaklaşık 25 milyar euro kamu borcu bulunan Saksonya Anhalt, kişi başına düşen kamu borcu açısından Almanya’nın geniş yüzölçümlü eyaletleri arasında üst sıralarda yer alıyor.
Eyalette eğitim alanında da iyileştirme ihtiyacı göze çarpıyor. 2025 Eğitim Monitörü’nde 13’üncü sırada yer alan Saksonya-Anhalt’ta öğrencilerin yaklaşık yüzde 10’u resmi olarak tanınan bir temel eğitim diploması (Hauptschulabschluss) almadan okuldan ayrılıyor.
Buna karşılık eyalet, enerji dönüşümü alanında görece başarılı kabul ediliyor ve Almanya’nın öncü bölgelerinden biri olarak görülüyor. 2023 yılında brüt elektrik tüketiminin yüzde 40’tan fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarıyla karşılandı.
Ayrıca yüzde 65,5’lik istihdam oranı, Almanya ortalamasının üzerinde bulunuyor.
Saksonya Anhalt’ta anketler ne diyor?
Eyalet Parlamentosu’nda şu anda CDU 40, AfD 23, Sol Parti 12, SPD 9, FDP 7 ve Yeşiller 6 sandalyeyle temsil ediliyor. Güncel anketler ise bu tablonun yaklaşan seçimlerle radikal biçimde değişebileceğine işaret ediyor.
AfD’ye destek oranı son eyalet seçimlerinden bu yana düzenli olarak arttı ve bir süredir yaklaşık yüzde 40 seviyesinde seyrediyor.
En son açıklanan anket sonucu kamuoyu araştırma enstitüsü Insa’ya ait. Buna göre Ulrich Siegmund’u eyalet başbakan olarak gösteren AfD, bir puanlık artış kaydederek yüzde 42’ye ulaştı. Buna karşılık mevcut Başbakan Schulze liderliğindeki CDU ise iki puan kaybederek yüzde 22 sınırında bulunuyor.
Insa’nın kurucusu Hermann Binkert, “Bild” gazetesine yaptığı açıklamada “CDU, 6 Eylül’e kadar AfD’yi geçemeyecek. AfD, Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde en güçlü siyasi güç olacak” tahmininde bulundu.
Üçüncü sırada ise Sol Parti (Die Linke) bulunuyor ve oy oranı yaklaşık yüzde 13 olarak kaydediliyor. Onu takip eden Sosyal Demokratların oy oranları da son eyalet seçimlerinden bu yana düşüş eğiliminde ve son dönemde yüzde 6 seviyesinde seyrediyor. Yeşiller güncel anketlerde yüzde 4, BSW (Sahra Wagenknecht İttifakı) ise yüzde 5 oy oranında. FDP’nin oy oranı da yüzde 5 seçim barajının altında.
Seçim barajı neden kritik?
AfD’nin hedefi tek başına iktidara gelmek. Bunun için partinin oyların mutlak çoğunluğunu alması gerekmese de eyalet parlamentosundaki sandalyelerin mutlak çoğunluğunu elde etmesi gerekiyor.

Eyaletin başkenti Magdeburg farklı koalisyon seçenekleri üzerinde tartışılıyor Fotoğraf: M. Gränzdörfer/Agentur Matthias Wehnert/IMAGO
Bunun ne kadar olası olduğu, parlamentoya kaç partinin gireceğine de bağlı. Çünkü parlamentoda ne kadar az parti temsil edilirse sandalye sayısı da o kadar az parti arasında paylaşılmış oluyor.
Bu nedenle sonuç, kaç partinin yüzde 5’lik seçim barajını aşabileceğine de bağlı olabilir. Son dönemde Almanya’da seçim barajının gerekliliği konusunda yeniden başlayan tartışmaların temel nedeni de işte bu kritik tablo.
AfD’nin programında neler var?
Buna rağmen AfD, bir zafer senaryosu çizerek seçimleri kazanması halinde hayata geçirmek istediği planları şimdiden açıkladı. Partinin Nisan ayında açıkladığı programda, “yabancı” ya da “farklı” olarak nitelendirilen gruplara karşı devletin sert bir tavır sergilemesi talep ediliyor. Ayrıca göçe karşı sert önlemlerin yer aldığı program, anayasada güvence altına alınmış olan sığınma hakkının tamamen kaldırılması talebini de içeriyor.
Programda çoğulcu bir kültür, medya ve eğitim politikasına karşı da cephe alınırken mevcut demokratik kurumların meşruiyeti sorgulanıyor.
Ancak Halle Leibniz Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nün (IWH) yaptığı bir araştırmaya göre ise, partinin vaatlerinin uygulanması finansal açıdan zor görünüyor. Araştırma, AfD tarafından vadedilen projelerin hayata geçirilebilmesi için eyalet bütçesine her yıl en az 2,2 milyar euroluk ek kaynak gerektiğini ortaya koyuyor.
Federal Hükümet ve eyalet yönetimleri, AfD’nin olası bir iktidarına karşı şimdiden hazırlık yapıyor. Amaç, radikal bir eyalet hükümetinin Almanya’nın federal yapısını zedelemesinin veya devlet kurumlarının işleyişini engellemesinin önüne geçmek. Bu doğrultuda çeşitli siyasi ve hukuki mekanizmalar üzerine çalışmalar yürütülüyor.
AfD’siz bir hükümet nasıl kurulabilir?
Saksonya-Anhalt uzun süredir Almanya’da farklı koalisyon modellerinin denendiği bir tür “siyasi laboratuvar” olarak görülüyor.
Eyalette daha önce SPD liderliğinde, PDS’nin (Demokratik Sosyalizm Partisi) dışarıdan destek verdiği “Magdeburg Modeli” uygulanmış, 2016 seçimlerinden sonra ise o dönemde ilk kez kurulan bir ittifak olan ve siyasi yelpazenin farklı uçlarından olan CDU, SPD ve Yeşillerden oluşan “Kenya Koalisyonu” kurulmuştu.
Eylül’de yapılacak seçimden sonra da eyaletin başkenti Magdeburg’da yeni bir koalisyon modeli gündeme gelebilir. Eyalet parlamentosuna girmesi beklenen partilerin tamamı, AfD ile birlikte hükümet kurmayı reddettiğini belirtiyor.
Bu nedenle hükümet kurma sürecinin oldukça zorlu geçmesi bekleniyor. Olası senaryolardan biri, Thüringen ve Saksonya eyaletlerinde olduğu gibi, bir azınlık hükümeti kurulması olabilir.








